Psikotik bozukluklar; bireyin düşünce, algı, duygu ve davranışlarında belirgin değişikliklere yol açabilen ruhsal durumlardır. Gerçeklikle bağın geçici ya da kalıcı olarak zayıflaması, sanrılar (hezeyanlar), halüsinasyonlar ve düşünce süreçlerinde bozulmalar bu bozuklukların temel özellikleri arasında yer alır.
Psikotik bozukluklar, doğru tanı ve uygun tedaviyle kontrol altına alınabilir ve bireyin yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılabilir.
Psikotik Bozukluklar Nelerdir?
Psikotik belirtiler farklı ruhsal durumlarda görülebilir. En sık karşılaşılan psikotik bozukluklar şunlardır:
Şizofreni
Şizoaffektif bozukluk
Kısa psikotik bozukluk
Sanrısal bozukluk
Duygudurum bozukluklarına eşlik eden psikotik belirtiler
Her bireyde belirtiler ve seyir farklılık gösterebilir.
Psikotik Bozukluklar Nasıl Değerlendirilir?
Psikotik bozuklukların değerlendirilmesi, kapsamlı ve dikkatli bir klinik süreci gerektirir. Bu süreçte:
Ayrıntılı psikiyatrik görüşme yapılır
Belirtilerin süresi ve şiddeti değerlendirilir
Gerekli durumlarda psikometrik ölçeklerden yararlanılır
Eşlik eden ruhsal ya da tıbbi durumlar göz önünde bulundurulur
Amaç, doğru tanıyı koyarak en uygun tedavi planını oluşturmaktır.
Tedavi Süreci Nasıl Planlanır?
Psikotik bozuklukların tedavisi genellikle bütüncül bir yaklaşım gerektirir. Empatist’te tedavi süreci şu bileşenleri içerebilir:
Psikiyatrik ilaç tedavisi ve düzenli ilaç takibi
Yan etki yönetimi ve doz ayarlamaları
Psikoeğitim (birey ve gerektiğinde aile için)
Destekleyici psikoterapi
İşlevselliği ve günlük yaşam becerilerini güçlendirmeye yönelik çalışmalar
Tedavi süreci düzenli takiplerle izlenir ve bireyin ihtiyaçlarına göre güncellenir.
Kimler İçin Uygundur?
Psikotik bozuklukların tedavisi;
Psikotik belirtiler yaşayan bireyler
Tanı almış ve tedavi sürecini sürdüren kişiler
İlk atak sonrası takip ve destek ihtiyacı olan bireyler
Aile üyeleri ve bakım verenler için bilgilendirme ve destek
açısından önemlidir.
Empatist’te Yaklaşımımız
Empatist’te psikotik bozuklukların tedavisi; güven, süreklilik ve iş birliği temelinde yürütülür. Danışanın tedavi sürecine aktif katılımı desteklenir ve tedavi, yalnızca belirtilerin azaltılmasına değil, bireyin yaşam kalitesinin artırılmasına odaklanır.
Tüm süreç etik ilkeler ve bilimsel yaklaşımlar doğrultusunda, gizlilik esasına uygun olarak planlanır.
